KISMETINI YANINA ALAN HER TURLU BUYUK BALIK AVINI YAPAR

Kısmetini Yanına Alan Her Türlü Büyük Balık Avını Yapar :

[nivo source=”current-post” speed=300 pause=3000]

Akya avı için geldikleri Adrasan’da, hayallerinin ötesini gerçekleştirdiler.

Cengiz bizim turlara dört sene evvel katılmıştı. Dört sene sonra, eşi ve kendisi için 1 ve 2 Ekim sabah turlarına rezervasyon yaptırdı.

1 Ekim sabahı Adrasan Sahilinde, güneş henüz doğmadan buluşarak tekneye bindik. Koyun içinde, yemlik Palamut için olta çekmeye başladık. Yedi adet yemlik Palamut avladığımızda, yönümüzü Sulu Adaya çevirdik. Yolda birkaç Palamut daha avladık. Sohbet ederek Sulu Adaya vardığımızda, kovada on adet Palamut olmuştu. Son Palamut’u Sulu Adanın Beş Adalar tarafına bakan, açık kısmında çektik.

Son Palamut avından sonra yüzey rapalasından oluşan takımlarımızı toplayarak, Akya avı için yemli dip oltalarının hazırlığına başladık. Yemli dip oltaları hazır olunca denize bırakarak, Sulu Adanın Beş adalara bakan güney doğu tarafını çekmeye başladık.

Aynı bölgeyi bizden önce bir balıkçı teknesi de çekiyordu. Etrafta başka tekne olmadığı için ortam çok sakindi. Hava uzun zamandır hiç olmadığı kadar çok güzeldi. Yemli dip oltalarını çekmeye başladığımızda sohbet koyulaşmıştı. İlk turumuzu attığımızda bir hareket olmamıştı. Bir ara “burayı çektik, içe doğru gideyim mi?” diye düşündüm. Sonra, “diğer taraflarda, yemleri Balon Balığına kaptırmaktansa burada nasıl olsa Balon Balığı yok. İlla Akya olmalı. Burada bir tur daha atayım” dedim.

Sohbeti hiç bozmadan, ikinci tura başladım. Bu turda önce adaya biraz yakın çekerek, Beş Adalar kısmına doğru açığa çıkarak çekiyorduk. Tam Sulu Adayı geçmek üzereyken, Elif’in oltanın kaloması olanca şiddetiyle boşalmaya başladı. “Bu çok büyük bir Akya” diyerek, Cengiz’den oltasını hızla toplamasını istedim. Bulunduğumuz yerin altı çok büyük taşlardan oluştuğundan, biran evvel bu bölgeden Akya’yı uzaklaştırmamız gerekiyordu. Bu esnada Akya o kadar şiddetle basıyordu ki, Elif ne kadar uğraşsa da oltayı hiç saramıyordu. Oltayı Elif’ten isteyerek sarmaya başladım. Cengiz olanca hızıyla oltasını toplarken, olabildiğince Akya’yı dipten yükseltmeye çalışıyordum. Akya’yı taşlardan uzaklaştırmak için zaman kazanmaya çalışıyorduk. Cengiz, Akya takımlarını toplayıp tekneye aldığında, tornistan yaparak ve oltayı sarmaya devam ederek, Akya’nın da ilk sok halinden de istifade ederek, tekneyi taşlık bölgeden uzaklaştırma çabasına girdik. Tekne açığa doğru hareketlendiğinde, Akya’nın da basması biraz azaldı.

Cengiz, Elif’e mücadele kemerini takma telaşına girmişti. Elif, mücadele kemerini taktığında, oltayı ona verdim. Akya’yı tornistan ederek açığa aldığımızdan, Elif oltayı çekerken Akya razı olarak gelmeye başlamıştı. On beş dakika sonra, “yeterince uzaklaştık” düşüncesiyle durduğumuzda, Akya’nın gerçek gücüyle yüzleştik. Akya basarak dibe doğru oltayı çekmeye başladığında, artık zapt edilemez olmuştu. İkinci sefer Elif’ten oltayı almak zorunda kaldım.

Oltayı aldığımda, bende bu çekme karşısında bir şey yapamayacağımı anladım. Motoru çalıştırarak tekneye yol verdim. Tekne yol almaya başlayınca, Akya nispeten sakinleşti. Bu sefer oltayı bir süreliğine Cengiz çekti. Cengiz’in oltayı çekerken tekne ile Sulu Adadan uzaklaşmaya devam ediyorduk. Cengiz’den sonra, bir süre daha ben çektim. Sonra, Elif yeniden oltayı alarak Akya ile mücadeleye devam etti. Motoru durduğumuzda, Akya artık eskisi kadar güçlü çekişler yapamıyordu. Artık, Akya yukarı gelmeye başlamıştı. Tam net olmasa da, teknenin altında gözükmeye başlamıştı. Büyük daireler yaparak, yukarı doğru gelişi yavaşlatmaya çalışıyordu. Elif mücadeleyi, takımlar yukarı gelene kadar sürdürdü. Takımlar gelince, takımı Cengiz çekmeye başladı. Akya teknenin yanına geldiğinde, Akya’nın büyüklüğü artık net bir şekilde gözüküyordu. Beklentimizin üzerinde büyüktü. Bir ara ağzımdan “bu Akya gemi gibi” lafı çıkmış. Akya teknenin yanına geldiğinde, o kadar mücadeleden sonra bitmiş haldeydi. Cengiz ile beraberce uzanıp, Akya’yı tekneye aldık.

30 kg Akya teknedeydi. Bu Akya, kesinlikle beklentilerin üzerinde bir büyüklükteydi. Cengiz ve Elif’in aklındaki en fazla büyüklük 15 Kg civarıydı. 15 Kg Akya hayali kurarken, 30 Kg Akya avı, ikisini de şoke etmeye yetmişti. Cengiz, Elif’e “sen ne yaptın” demekten kendini alamıyordu. Gerçekten güzel bir av yapmıştık. Darısı, her isteyenin başına…

Kısmetini Yanına Alan Her Türlü Büyük Balık Avını Yapar

Yarın balık avı turuna, TUT BIRAK YÖNTEMİNE güzel bir örnek daha kazandırmak için çıkacağız.

Kısmetini Yanına Alan Her Türlü Büyük Balık Avını Yapar

Kısmetini Yanına Alan Her Türlü Büyük Balık Avını Yapar


 

 

Bir önceki yazımız olan BUYUK HEYECAN YARATAN PALAMUT AVI başlıklı makalemizde Adrasan Balık Avı, Antalya Balık Avı Turu ve Balık Avı hakkında bilgiler verilmektedir.

Share and Enjoy:
  • Print
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter
  • Google Bookmarks

Menderes Yahşi hakkında

Menderes Yahşi: (Rehber ve dalış eğitmeni) 8 Mayıs 1962 senesinde İstanbul doğdu. İ.Ü. İktisat Fakültesini 1986 yılında bitirdi. 1989 - 1995 senelerinde bankacılık. 1995 - 2003 senesinde kurucularından olduğu Escortland Taksim'de bilgisayacılık yaptı. 2003 senesineden beri Antalya-Adrasan'da Deepfishing ve Adrasanbalik olarak, balık avı turları düzenliyor. Evli, bir çocuk babası.
Bu yazı BALIK AVI, BALIK AVI HİKAYELERİ, FOTOĞRAFLAR kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir