Kategori arşivi: DENIZ VE BALIK

Deniz ve Balik

Oksijensiz Yaşam Olmaz

Bütün yüksek organizasyonlu canlılar, yaşamak için “oksijen” e muhtaçtırlar. Suyun içerdiği oksijen’in büyük bir kısmı atmosferden, az bir kısmı ise, bitkilerin ve özellikle fitoplankton (phytoplankton) denen ve suda serbestçe yüzen küçük bitki hücrelerinin asimilasyon olayı sonucunda meydana gelir. Oksijen, solunum ile hayvanlar tarafından, karanlıkta bitkiler tarafından ayrıca organik maddelerin bozulmasına neden olan bakteriler tarafından harcanır. Sudan çekilen bu oksijen, hava ve bitkilerin asimilasyonu sonunda meydana gelen oksijen ile yerine getirilemez ise, balıklar için çok tehlikeli olan bir oksijen eksikliği meydana gelir.

Balıkların oksijene olan ihtiyaçları çok farklıdır. Pelajik balıklar gibi çok aktif olan balıklar (palamut, orkinos, uskumru gibi) ile soğuk su balıkları yüksek bir oksijen oranına gereksinim duyarlar. Eğer, oksijenin yüksek olan oranı düşerse ölürler. Bunun yanında zemin üzerinde yaşa­yan daha az aktif balıklar ise (dil balığı, vatoz, iskorpit gibi), suyun nispeten oksijen oranının daha düşük olduğu yerlerde de yaşayabilirler.

SULARDA OKSIJEN VE BIYOLOJIK ONEMI

Denizin Kirletilmesi Oksijen Sorununa Sebep Olur

Balıkların, fazla miktarda oksijen harcamaları nedeniyle, suda oksijenin azalmasına veya tükenmesine neden olmaları, sadece ufak havuzlarda veya akvaryumlarda olur. Buna karşılık göl, akarsu ve hatta deniz ve okuyanuslarda balıkların ölümüne neden olan oksijen azlığı, bu sulara akan lağım pislikleri ve endüstriyel atıklardaki organik maddeler, organik madde bakımından zengin olan su dibindeki birikintiler, su içindeki hayvan ve bitkilerin bozulmaları ile meydana gelir. Bu oksidasyon olayı, gölcüklerde, göllerde, denizlerde ve hatta okyanuslarda, oksijen dağı­lışları üzerinde, oldukça büyük rol oynar.

SULARDA OKSIJEN VE BIYOLOJIK ONEMI

Havayla Temasta Olan Su Oksijeni Dengeler

Hava ile temasta olan su, içerdiği oksijen bakımından hava ile dengeye erişmek eğilimindedir. Bir göl veya denizde, hava ile ilişkide bulunan su, bu gö| veya denizin bütün su kitlesine nazaran ince bir yüzey olsa da, soğuma, buharlaşma ve rüzgarların etkisiyle meydana gelen taşıyıcı hare­ketler, oldukça kalın bir su tabakasının oksijenini havanın^- ile denge haline getirirler. Böyle sulara, oksijen bakımından doymuş denir. Bir su numunesinin ihtiva ettiği oksijen, ml/l veya mgr/l olarak, veya belirlenen ısıdaki doyma derecesinin yüzde (%) ‘si olarak ifade edilir.

Sularda Oksijen ve Biyolojik Önemi

Deniz ve Balik

DENIZLERIN EKOLOJIK BOLUMLERI

Bu galeri 7 fotoğraf içeriyor.

Denizlerin Ekolojik Bölümleri : Yerküre yüzeyinin %71’i su geri kalan %29’u karalar (kıta ve adalar) ile kaplıdır. Bu demektir ki, gezegenimizin yüzeyinin 2/3 den fazlası okyanus, deniz , göl ve akarsulara aittir. Okyanusların dünya üzerindeki ortalama derinlikteki 4000 metre olmakla … Okumaya devam et

Daha çok galeri | Yorum yapın

DENIZ SUYUNDA SICAKLIK VE BIYOLOJIK ONEMI

Bu galeri 11 fotoğraf içeriyor.

Deniz Suyunda Sıcaklık Ve Biyolojik Önemi : Karalarda hava sıcaklığında belirli sürelerde çok büyük değişimler olmasına karşılık, deniz suyunda bu değişiklikler çok küçük olur. En yüksek deniz sıcaklığı 36 C derece ile Kızıldeniz ve Basra Körfezinde görülmesine karşılık, en düşük … Okumaya devam et

Daha çok galeri | Yorum yapın