DENIZE BALIGA SAYGININ YOLU BUYUK BALIK AVINDAN GECER

Denize Balığa Saygının Yolu Büyük Balık Avından Geçer :

DENIZE BALIGA SAYGININ YOLU BUYUK BALIK AVINDAN GECER

Denize ve balığa saygı duymak için içinde yaşayan canlılara saygı duymak gerekir. Bunun için denizdeki canlıların da bir can taşıdığını kabul etmek gerekir. Denizde yaşayan canlıların can taşıdığını ancak büyük canlılarla karşılaştığımız zaman fark ederiz. Küçük canlıların can taşıdığını fark etmekte her zaman güçlük yaşarız. Bu yüzdende küçük balıkların avını yaparken “yeter” demeyi bilemeyiz. Bir kaynağı kullanırken “yeter” demeyi bilemezsek, o kaynağı israf etmeye başlarız. Bu durumda denge nerede oluşmalıdır?

DENIZE BALIGA SAYGININ YOLU BUYUK BALIK AVINDAN GECER

Balık Avında Yeter Diyebilmek İçin Kural Ne Olmalıdır

Balık avında “yeter” diyebilmek için kural “yiyin için israf etmeyin” olmalıdır. Bir avcı yiyeceği kadar av yaparsa her zaman av yapma şansı olur. Bir avcı yiyeceği kadar av yaparsa başkalarının da av yapmasına imkan tanımış olur. Böylece kaynaklar israf edilmez ve her ihtiyaç rahatça karşılanabilir.

Bir kimse hesapsızca balık avlayıp o balığı da etrafına dağıtmaya kalkarsa, muhtemelen o meranın bozulmasına sebep olacaktır. Çünkü bir merayı hadsiz hesapsız rahatsız etmek meranın balıklar tarafından boşaltılmasına sebep olur. Balıklar aşırı rahatsız edildiğinde merayı terk edip rahat edecekleri meralara doğru hareketlenirler. Böyle bir durumda rahatsız edilen mera çöle döner. Artık o merada başkasının da av yapma imkanı kalmaz. Her boşalan mera bir israftır.

DENIZE BALIGA SAYGININ YOLU BUYUK BALIK AVINDAN GECER

Büyük Balık Avının Avcı Üzerinde Yaptığı Değişimler

Büyük balık avı yapabilmek için balık avında ustalaşmak gerekir. Malzeme ve tekne kullanımı konusunda belli teknik konuları halletmiş olmak gerekir. Ayrıca deniz ve havadan anlar hale gelmek gerekir. Bu aşamadan sonra büyük balık avında başarı elde etme şansımız olmaya başlar. Büyük balık avı için malzeme ve teknik olarak hazır olmadan oltaya takılan büyük balığı çekme şansımız çok düşüktür. Malzeme kullanımı ve teknik konuları en kısa zamanda halletmek için bir ustadan uygulamalı eğitim almak gerekir. Bu eğitim sonucunda daha kısa sürede büyük balık avı yapmaya hazır hale gelebiliriz.

DENIZE BALIGA SAYGININ YOLU BUYUK BALIK AVINDAN GECER

Balık avında belli olgunluğa gelmiş veya iyi bir büyük balık avı eğitimi almış kişiler büyük balığı çekerken ilk olarak balığın ne kadar güçlü olduğunu fark ederler. Bu güçle mücadele için özel tertibata ihtiyaç olduğunu anlarlar. Bu malzemenin doğru kullanım yollarını öğrenirler. Malzemenin doğru kullanımıyla her türlü büyük balıkla mücadele etmenin kolaylıklarını keşfederler. Sonra büyük balıkla mücadelenin yorucu bir iş olduğunu öğrenirler. Balıkla mücadele ederken yorulan avcı zaten fiziksel olarak balık avına doyar. Artık bir ikinci balığın avını yapmayı düşünmez.

DENIZE BALIGA SAYGININ YOLU BUYUK BALIK AVINDAN GECER

Balık tekneye alındığında büyük balık avının sevinci bütün yürekleri kaplar. Sonra herkesin yüreğine bir hüzün çöker. Hemen akıllara şu soru gelir. “Bu balık bu hale kaç senede gelmiştir?” “Bu balığı almaya hakkımız var mıydı?” Bu aşamadan sonra avcı artık balığın bir can taşıdığını fark eder ve denize saygı duymaya başlar. Artık o büyük balık avcısı olmuştur. Büyük balıkla yaptığı amansız mücadeleden sonra ufak balığın mücadelesi avcıya keyif vermez. Büyük balığın mücadele gücünü arar. Büyük balığın bir tanesinin bile herkesi doyurabileceğine kanaat getirir. Bu aşamadan sonra artık bir balık avı yapmanın yeterli olacağını anlar. İkinci balığı avlasa bile, bu balığın ihtiyaç fazlası olduğunu kabul ederek geri salmanın faziletini tatmak ister. Gerçek usta avcı, ihtiyaç fazlası avını geri salabilen avcıdır. Çünkü her zaman temel kurala uyar. “Yiyin için israf etmeyin

DENIZE BALIGA SAYGININ YOLU BUYUK BALIK AVINDAN GECER

Denize Balığa Saygının Yolu Büyük Balık Avından Geçer

BUYUK BALIK AVI PSIKOLOJISI

Büyük Balık Avı Videosu: https://youtu.be/W937ILKEk54

Denize Balığa Saygının Yolu Büyük Balık Avından Geçer

Menderes Yahşi hakkında

Menderes Yahşi: (Rehber ve dalış eğitmeni) 8 Mayıs 1962 senesinde İstanbul doğdu. İ.Ü. İktisat Fakültesini 1986 yılında bitirdi. 1989 - 1995 senelerinde bankacılık. 1995 - 2003 senesinde kurucularından olduğu Escortland Taksim'de bilgisayacılık yaptı. 2003 senesineden beri Antalya-Adrasan'da Deepfishing ve Adrasanbalik olarak, balık avı turları düzenliyor. Evli, bir çocuk babası.
Bu yazı BALIK AVI, BALIK AVI EGITIMI, BALIK AVI VIDEOLARI, FOTOGRAFLAR kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

DENIZE BALIGA SAYGININ YOLU BUYUK BALIK AVINDAN GECER için 13 cevap

  1. Berkay yıldırım der ki:

    Büyüm balık avı ile balığa saygı duyma arasında nasıl bir ilgi var?

    • Menderes Yahşi der ki:

      Bir şey için çok fazla emek ve çaba harcayanlar elde ettiklerinin kıymetini herkesten daha iyi bilirler. Büyük balık avını yapmak için çok fazla bilgiye, tecrübeye ve masraf yapmaya ihtiyaç vardır. Herşey bir araya gelse bile oltaya takılan balığı tekneye almak için ciddi bir mücadele vermek gerekir. Bu mücadele de kazanıldıktan sonra tekneye alınan balık her halükarda beklentilerin üzerindedir. Beklenmeyen her şey insanı şaşırtır. Bu yüzdende değerlidir. Değerli olan her şey insanda saygı uyandırır. Büyük balık avında bu saygının kaynağı sonuna kadar mücadele eden balıktır. Bu yüzden balığa et gözüyle bakmak pek mümkün olmaz. Bir süre sonra avcı balığa daha fazla şefkatle yaklaşır. Sonrasında da ihtiyaç değilse geri salmaya başlar. İşte bu aşamada balık “kıymetlisi” olur.

  2. Murat der ki:

    Buyuk balık avı yapınca bir balıkla mücadele etmek zaten çok yorucu oluyor. İnsanın ikinci balıkla mücadeleye gücü kalmıyor. Kalsa bile büyük balığı teknede görünce insanın gözü doyuyor. Zaten almayacağımız balığa zarar verme ihtimalini düşününce ikinci avdan vazgeçmek kolay oluyor. Ayrıca bir balık ava katılanları doyurmak için de yeterli oluyor. Daha fazlasına hiç gerek yok. Her işi tadında bırakmak en doğrusu. Yeter demeyi ve şükretmeyi bilmek gerek.

  3. Yasin KÖK der ki:

    Oğlumla beraber katıldığımız büyük balık avında 30 Kg Akya çekerek bunun ne anlama geldiğini yaşayarak öğrendik. Hatta avladığımız balığı salmayı planlıyorduk. Ama bu kadar büyük balıkla mücadele hiç kolay değilmiş. Balık hiç ummadığımız kadar mücadeleci çıktı. Mücadele ederken balıktan önce biz yorulduk. Sonra Menderes abiden yardım istedik. Ama geçen sürede balık da çok yoruldu. Sonrasında balığı o haliyle bırakmak mümkün olmadı. Bırakmak istenen balığı daha hızlı çekmek gerektiğini öğrendik. Tabi buna gücünüz yeterse…

    Böylesi büyük bir balığı geri bırakma konusunda daha sonra düşündüğümde aklıma bir sürü soru geldi. İlk defa büyük balıkla mücadele eden bir kimse bunu nasıl yapabilir? Böyle bir balığı çeken usta olsa bile hızlı çekerken sorunlar yaşamaz mı? Böyle bir balık kim olsa çok zorlar. Takımlar böyle bir avı hızlı çekmeye müsait olması gerekir. Balığı hızlı çekeceğim diye uğraşırken takımı koparmak da mümkün. Bu durumda balık daha fazla zarar görmez mi? Her şeyde olduğu gibi bu mücadelede de bir orta yol olması gerekir. Her halde bu durumda balığı çektikten sonra nefeslendirmek için daha uzun süre uğraşmak gerekir?

    • Menderes Yahşi der ki:

      Gerçekten de ilk defa büyük balıkla mücadele eden herkes balığın gücü karşısında şoka uğrar. 10 Kg balığı bile çekmek pek çok avcı için zor bir iştir. Nerede kaldı 30 Kg bir Akya ile mücadele etmek. 20 Kg üstü bir Akya’yı, ilk defa böyle bir balıkla mücadele eden çok az insan çekebilir. Mücadele ederken yorulan herkes kalomayı sıkıp çekmeye devam edebileceğini zanneder. Kaloma ne kadar sıkı olursa avcının yorulma süresi o kadar çabuk olur. Hatta büyük balıkla mücadele şokunu henüz üzerinden atamamış avcı bir kaç dakika bile mücadele edemez. Her yerine kramplar girer. Zaten büyük balıkla mücadele ederken yorulmak en büyük hata sebeplerindendir. Zaten avcının kalomayı sıkma çabası da bu hatanın boyutunu ortaya koymaktadır. Bu yüzden yardım almak zorunlu olur.

      Bırakmak istediğimiz büyük balığı hızlı çekmeye çalışırken bir orta yolun olması gerektiği konusunda size katılıyorum. Her zor iş yaparken böyle değil midir? Acele ederken ya takım kopar, ya da avcı çabucak yorulur. Her iki durumda da av biter. Yorgunluğun ne kadar büyük bir hata sebebi olduğunu açıkladık. Bu yüzden avcının yorulmayacağı, oltanın kopmayacağı sıkılıktaki kaloma ayarıyla mücadeleyi sürdürmek en doğru yoldur. Eğer balık yorgun gelirse de balığı canlandırmak için daha fazla zaman harcayıp nefeslenmesini sağlamak gerekir. Büyük balık avında her zaman balık avantajlıdır. Her avcı hazır olmadığı bir av karşısında çok zorlanır. Mücadeleyi başarılı bir şekilde sürdürmek için bir sürü çözümleme yapması gerekir. Mücadele esnasında doğru çözümlemeleri yapmak da ayrı bir yetenektir. Bu yüzden her oltaya takılan büyük balığı tekneye almak mümkün olmaz. Her yakaladığımız büyük balıkta da, her kaçırdığımız balık sonrasında da balığa ve büyük balık avına saygı duyarız. Her turda büyük balık avının zorluklarını ve başarı hissini yaşarız.

  4. Sinan yüzbaşıoğlu der ki:

    Büyük balık avının nasıl bir değişim oluyor da, insanlar yeter demeyi öğreniyorlar?

    • Menderes Yahşi der ki:

      İnsanlar kendisinden güçlü olan her şeye saygı duyma eğilimindedir. Büyük balıkta ilk fark edilen balığın avcıdan daha güçlü olduğu gerçeğidir. Avcı balığın gücü karşısında daha ilk anda ona saygı duymaya başlar. Mücadele sonunda balığı çekebilse de, kaçırsa da bu durum değişmez. Özellikle kaçırılan balığa duyulan saygı daha fazladır. Çünkü avcıdan daha güçlü ve daha kurnaz olduğunu ispatlamıştır.

      Oltaya yakalanan balık yorucu bir mücadele sonucunda çekildiğinde, mücadeleyi kazanmış olmanın sevincini takiben avcı balığın büyüklüğüne inanamaz. “Bu balığı ben mi yakaladım” demekten kendini alamaz. Burada avcının gözünün doyması ve rakibin gücüne saygı aynı anda hissedilir.

      Saygı duyulan her canlının bir can taşıdığını hemen fark edilir. Avcı saygı duyduğu avının ölmesine üzülür. Mümkünse onu serbest bırakmak ister. Büyük balığı tekneye aldığımızda “bu balık bu hale kaç senede gelmiştir” sorusuna muhatap oluruz. Bu avcının balığın bir can taşıdığını hissettiği andır. Balığın ne kadar zamanda, ne kadar büyüdüğü konusunda kesin bilgi yoktur. Bu katılımcıya söylendiğinde “bu balığı almaya hakkımız var mı” sorusu gelir. “Eğer böyle bir balığı ilk defa yakalıyorsanız almanızı tavsiye ederiz” deriz. “Ama balığı bırakmak isterseniz, bunu büyük bir zevkle yaparız” deriz. Bu aşamada karar katılımcıya aittir. Biz, eğer yapılan av ihtiyaç değilse, balığın bırakılmasını tercih ederiz. Bu düşüncemiz balık avı turunda da, kendi yaptığımız avlarda da geçerlidir.

      Balık avı yapmak bir ihtiyaçtır, ama balığı illa da almak ihtiyaç değildir.

  5. Sinan yüzbaşıoğlu der ki:

    Menderes Bey merhaba
    Yaklaşık 3 yıldır shimano 6000 makine kullanmaktayım. Sayenizde büyük balık avına ilgi duymaya başladım. Lakin elimde mevcut olan makinenin limitlerini 10 kg un üzerinde olan bir balık için yeterli gelip gelmediğini ve ne tarz bir iplik kullanmam konusunda beni aydınlatırsanız sevinirim.

    Saygılar

    • Menderes Yahşi der ki:

      0,30 – 0,40 mm arası 50 Kg civarı çekeri olan ip misinalar var. Onlardan alıp makinenin alabileceği kadar sararsanız iyi olur. Balık avında makine ve kamışın dayanabileceği gücün yarısını geçmeyecek şekilde bir kaloma ayarıyla 10 kg büyük balıkların avını rahatlıkla yapabilirsiniz. Büyük balık avında mesele, uygun kaloma ile balıkla mücadele etmektir. Diğer bir konu da bu mücadele esnasında ip misinanın yeterli olmasıdır. Genellikle 10 – 15 Kg balıklarda 200 m ip misina mücadele için yeterli olmaktadır. İlave 100 – 200 m daha fazladan makinede olması iyidir. Biz bu yüzden çıkrık makine kullanmayı tercih ediyoruz. Çıkrık makinelerin ip misina sarma hazneleri daha büyük olduğu için 500 – 800 m civarı ip misina sarabiliyoruz.

  6. Adem pehlivan der ki:

    Yakala bırak avlarına yorum yapan bazı kişiler “bırakacaktın balığı niçin yakalıyorsun, kancaları balığa saplayıp açı çektiriyorsun” ve bunun gibi yorumlar yapıyorlar. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

    • Menderes Yahşi der ki:

      Bu yorumun olgunlaşmış bir avcıdan çıkacağını düşünmüyorum. Özellikle büyük balık avı yapmış bir avcıdan asla böyle bir düşünce çıkmaz. Öncelikle balık avında olgunlaşmış bir avcı yeter demesini bilir. Yeter dediği anda, fazla avladığı balık varsa geri salar. Eğer yeter deme zamanını tam olarak ayarlayabiliyorsa, tam zamanında avı bırakır. Ama her iki durumda da ihtiyaç fazlası bir balığın geri bırakılması karşısında böyle bir yorum yapmaz. Hatta avcı balığı zevk için avlayıp bırakıyorsa bile böyle bir yorum yapmaz. Çünkü avlanan balığın ölmesini değil, denize iade edilip yaşamasını tercih eder. Balığı bol olan ülkelerin temel yaklaşımı budur. Sportif balıkçılık bu ülkelerde oldukça yaygın bir uygulamadır. “Bu yorumu yapanlar bu olgunun bile farkında değiller” diye düşünüyorum.

  7. irfan unver der ki:

    Büyük balık avı hayatımın önemli bir hedefi olduğundan beri ufak balık avı eskisi kadar keyif vermiyor. Artık büyük balık avları yapmak istiyorum. Bunu yapabilmek için en önemli husus nedir?

    • Menderes Yahşi der ki:

      Şimdiye kadar edindiğim tecrübe ve gözlemlerim en önemli hususun yapmak istediğin şeye inanmaktır. İnanç, istek, azim ve karlılık varsa eninde sonunda hedefe ulaşılır. Hedefe giden yolda edinilen tecrübeler hedefin sürdürülebilir olması için çok önemlidir. İnanç, istek, azim, karlılık ve çaba varsa kısmet gerçekleşir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.