YORGUN AMA MUTLU AKYA AVI

Yorgun Ama Mutlu Akya Avı :

Balık avına Adrasan Koyunda Palamut avı yaparak başladık. Gün çok güzel başladı. Sahilden açılırken güneş ufukta henüz doğmaya başlamıştı. Günün ilk ışıkları insanın içini sevinçle dolduruyordu. Sevincimiz balık avına da yansımıştı. Palamutlar oltalarımıza sıra ile takılıyordu. Devamlı Palamut çekiyorduk. Daha koyu terk edip Sulu Ada yoluna koyulmuşken yeterli yemlik avını yaptığımız için Palamut çaparisini toplamıştım. Arkadaşlar rapala çekmeye devam ediyorlardı. İhtiyaten bir kaç Palamut daha alınca onlarda oltaları toplayacaktı.

Sulu Adaya vardığımızda hemen Akya oltasını hazırlayarak Akya avı için dolaşmaya başladık.  Sulu Adada bir kaç Balon balığı müdahalesinden sonra ana karaya doğru yol almaya başladık. Yolda daha büyük Akyalarla karşılaşmak umuduyla olta çekmeye devam ettik. Karşı sahilin açıklarına ulaşana kadar oltalara dokunan olmadı.

Yeni bir merada olta çekmeden önce oltaları kontrol edip bozulan kısımları düzelttikten sonra, oltaları tekrar mavi derinliklere bıraktık. Önce kıyıya, 40 m suyuna kadar yaklaşıp açığa doğru yöneldik. 53 m deki taşlıkların üzerinden geçerken kaloma hızla boşalmaya başladı. Balık büyük gibi gözüküyordu. Hemen Beş Adalar istikametine doğru açık su yapmaya başladık. Taşlardan ne kadar uzaklaşırsak  şansımız o kadar artacağını, daha önceki pek çok deneyimden biliyorduk. Sabırla, çok yavaş yolla açılmamızı sürdürdük. Bu gidiş balığı yorarken bizim de daha kolay mücadele etmemizi sağlıyordu.

Yirmi dakika kadar Akya’yı aldığımız yerden uzaklaştıktan sonra durarak, Akya ile mücadelemize devam ettik. Akya çok rahat basıyordu. Bunun iki anlamı vardı. Birincisi olta yandan geçmişti. Bu yüzden balık rahatça dönerek basabiliyordu. İkincisi, balık büyüktü ve rahatça basabiliyordu. Ama ilk çekiş hızına bakınca balığa oltanın yandan geçmiş olma ihtimali daha fazlaydı. Neden sonra balık su üstü yaptı. Bir kanca ağızdan, bir kanca da yandan geçtiği için gücünün son damlasına kadar mücadele etmiş ve bitince de kendiliğinden su yüzü yapmıştı. Adeta balığı su yüzünde sürükleyerek tekneye yaklaştırdık. Bu vaziyette balığı tekneye almak da çok kolay olmuştu.

Yorgun Ama Mutlu Akya Avı

Yorgun Ama Mutlu Akya Avı

Bir önceki yazımız olan SULU ADANIN GUZELLIKLERI başlıklı makalemizde Adrasan, Adrasan - Antalya ve Adrasan Balık Avı hakkında bilgiler verilmektedir.

Share and Enjoy:
  • Print
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter
  • Google Bookmarks

Menderes Yahşi hakkında

Menderes Yahşi: (Rehber ve dalış eğitmeni) 8 Mayıs 1962 senesinde İstanbul doğdu. İ.Ü. İktisat Fakültesini 1986 yılında bitirdi. 1989 - 1995 senelerinde bankacılık. 1995 - 2003 senesinde kurucularından olduğu Escortland Taksim'de bilgisayacılık yaptı. 2003 senesineden beri Antalya-Adrasan'da Deepfishing ve Adrasanbalik olarak, balık avı turları düzenliyor. Evli, bir çocuk babası.
Bu yazı BALIK AVI, BALIK AVI HİKAYELERİ, BALIK AVI VİDEOLARI, FOTOĞRAFLAR kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

YORGUN AMA MUTLU AKYA AVI için 2 cevap

  1. Alp der ki:

    Tüm Balıksever Arkadaşlar;

    Menderes Beyle balığa çıkmayı sadece balık tutmak olarak değerlendirmemek gerektiğini onunla balığa çıktığınızda anlıyorsunuz. Ben burada balık tutma kısmından fazla bahsetmeyeceğim. Çünkü onu yukarıda bol miktarda görüyorsunuz.

    Balık tutma teknikleri, nasıl yapılacağı ve tutma zevki belkide bu işin başlangıcı. Asıl önemli olan bu işin felsefesini öğrenmek. İşte bu noktada Menderes Beyle balığa çıkıp o balık süresince onun anlattıklarını dinlemek ve özümsemek gerekiyor.

    Denizlerimizdeki balıkları nasıl tükettik, neleri yanlış yaptık, neden büyük balık yakalamak için çaba göstermeliyiz ve en önemlisi çözüm için bizlerinde neler yapması gerektiği konularını ondan dinleyerek bu işin felsefesini öğrenmek inanınki balıktan çok daha kıymetli. Bu sitede bu soruların cevaplarını yazdığı bölümleri okumanızı tavsiye ederim.

    Balık avının zevkini yaşamak elbetteki çok güzel bir şey. Ama tuttuğunuz balığı geri bırakacak kadar gelişebilmek her babayiğidin harcı değil; işte bu nokta amatör balıkçılığın nirvanası belkide:)

    Kısacası Menderes Beye sadece balık tutmamıza önder olduğu için değil, ne yapıp ne yapmamamız gerektiğini öğrettiği içinde teşekkür etmek lazım. Umarım bir gün kıyılarımızda “daha büyüğünü kolaylıkla avlayabilirim. Bu balığı bırakayım” dediğimiz günler gelir ve hep birlikte bu zevki doyasıya yaşarız.

    Bu kısa yazımı bitirirken Menderes Bey e ve yazımı okuma inceliği gösteren herkese teşekkür eder, balıkçı deyimiyle”RASTGELE” diyerek, güzel günler dilerim.

    • Menderes Yahşi der ki:

      Yorumun için çok teşekkür ederim. Umarım kıyılarımızın balıkların yumurtlama ve beslenmesi için korunaklı alanlar olduğu günleri yakın zamanda görürüz. Kıyılarımızı korumazsak, yakında bütün balıklar kıyılarımıza uğramadan transit geçecek. Bunu yaşamadan koruma çalışmalarına başlamamız gerekiyor. En kısa zamanda küçük balık avından vazgeçip, büyük balık avına yönelmemiz gerekiyor. Dünyada sadece büyük balık avcılığı yapan ülkelerin balıkları bol ve herkes rahatça balık yiyebiliyor. Ekonomisini balığa dayandıran Norveç’te hiç bir balıkçıya boy ölçeğine uymayan balığı aldıramazsınız. Niçin? Çünkü geleceği ve ekonomisinin gelişmesi buna bağlı…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir