USKUMRU AVI SASIRTTI AKYA AVI SEVINDIRDI

Uskumru Avı Şaşırttı Akya Avı Sevindirdi :

Bugün saat 06.00 başlamayı planladığımız balık avı turu beni uyuyakalmam sebebiyle 06.30 da başladı. Balık avına geç başlamıştık. Ama içimde Akya avı yapacağımıza dair büyük bir umut vardı.

Adrasan Koyunda biraz açıldıktan sonra Palamut avı için yüzey sırtısı çekmeye başlamıştık. Hava ve deniz güzel olduğu için yönümüzü Sulu Ada istikametine çevirdik. Yolda Yazılı Orkinos veya Tombik avı yapmayı bekliyordum. Hacivat burnuna doğru seyrederken yolda oltalardan biri ağırlaştı. Ama kaloma hiç boşalmadı. Oltayı elle kontrol ettim. Bir ağırlık dışında hareket belli belirsizdi. Oltaları kontrol etmeye karar vererek çekmeye başladık. Takım geldiğinde, Uskumru avı yaptığımızı gördük. Uskumru oldukça iriydi. Tam Akya için yem olacak boydaydı. Palamut avı yapmayı beklerken Uskumru avı şaşırttı.

Takımları tekrar suya bırakarak yola devam ettik. Yol boyunca denizde pek bir hareket gözükmedi. Sulu Adanın etrafını dolaşıp, Uskumruyu yem yaparak Akya avı için dolaşmaya karar verdik. Akya oltasını hazırlayıp denize bıraktığımızda, çevremiz Yazılı Orkinos ve Tombiklerle doldu. Balıklar her yerde oynak yapmaya başladı. “Biraz önce bunlar neredeydi” demekten kendimizi alamadık.

Akya avına Sulu Adanın açık denize bakan doğu uçunda başladık. Orada iki tur attıktan sonra, adanın Adrasan’a bakan kuzey tarafına yöneldik. Her zaman balık avı yaptığımız yerlere geldiğimizde, “artık buralarda balık vurması lazım” dediğim esnada oltada bir hareket oldu. Hafif gaz verdim. Tekne ileri doğru hamle yaptığında kaloma hızla akmaya başladı. Arkadaşlara hiç bir şey yapmadan beklemelerini söyledim. Ben de ağır yolla tekneyi Adrasan yönüne çevirerek açık suya çıkmaya başladım. 10 dakika kadar açık suya çıktım.

Ben açık suya yöneldiğimde arkadaşlardan sarabildikleri kadar oltayı sarmalarını istedim. Onlar yorulana kadar sardılar. İkisinin de yorulduğu esnada, bir süre de ben sararak balığı yukarı aldım. Arkadaşlara balığı yukarı almak düştü. Onlar Akya’yı teknenin yanına getirdiklerinde uzanıp Akya’yı tekneye aldım. Balık 7 -8 Kg civarındaydı. Beklediğimizden küçük çıkmıştı. Ama arkadaşların ilk Akya avları olması dolayısıyla çok büyüktü.

Uskumru Avı Şaşırttı Akya Avı Sevindirdi

Uskumru Avı Şaşırttı Akya Avı Sevindirdi

Bir önceki yazımız olan BUYUK BALIGI TEKNEYE ALMA CABASI başlıklı makalemizde Adrasan Balık Avı, Antalya Balık Avı ve Balık Avı hakkında bilgiler verilmektedir.

Share and Enjoy:
  • Print
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter
  • Google Bookmarks

Menderes Yahşi hakkında

Menderes Yahşi: (Rehber ve dalış eğitmeni) 8 Mayıs 1962 senesinde İstanbul doğdu. İ.Ü. İktisat Fakültesini 1986 yılında bitirdi. 1989 - 1995 senelerinde bankacılık. 1995 - 2003 senesinde kurucularından olduğu Escortland Taksim'de bilgisayacılık yaptı. 2003 senesineden beri Antalya-Adrasan'da Deepfishing ve Adrasanbalik olarak, balık avı turları düzenliyor. Evli, bir çocuk babası.
Bu yazı BALIK AVI, BALIK AVI HİKAYELERİ, BALIK AVI VİDEOLARI, FOTOĞRAFLAR kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

USKUMRU AVI SASIRTTI AKYA AVI SEVINDIRDI için 3 cevap

  1. yalçın değirmencioğlu der ki:

    hocam bu Balık avı etkinliğine nasıl katılabilirim. yalçın 0.537.397 6631

  2. Tümay Kalaycıoğlu der ki:

    Merhaba,

    Tam 10 senedir çalışmanın ardından eşim, oğlum,kızım ve küçük torunumla birlikte ilk defa beraber bir tatile çıktık ve Antalyanın Olimpos yerleşkesine geldik. Aklım balık avındaydı ve 10 senedir açık denizde balık avına gitmemişdim. Hemen arayışa geçtim ve kaldığımız Şirin Yakamoz Pansiyonun sahibi Halil kardeşim beni tur operatorlüğü yapan Yıldırım beyle tanıştırdı. Buraların en iyi ve tecrübeli avcısı olan ve Adrasan beldesinde ikamet eden Menderes Yahşi bey ile ava çıkmak üzere 17 Temmuz 2014 Perşembe günü saat 06.00 da Adrasan kıyısında buluşmak için anlaştık.

    Biz Yıldırım beyle beraber sabahın enfes havasını içimize çeke çeke saatinde buluşma noktasına geldik. Menderes bey biraz geç kalmış ve hayatında hiç böyle gecikmediğini söyleyerek özür diledi. Ben bu işde de bir hayır olduğunu söyledim ve Menderes beyin 5 metre 65 santim uzunluğunda olan beyaz teknesine binerek heyecan içinde Akdenizin mavi sularına açılmaya başladık. Geriye kıyı şeridine baktığımda güzel Adrasanın en güzel kızıl çam ağaçlarının bulunduğu iç burkan yanmış tepelerini gördüm. Tam bir katliam olmuş hissine kapıldım ve biz insanların doğayı nasıl da yok etmekte olduğumuzu biraz utanç, birazda kızgınlıkla düşündüm. İnşallah yakın zamanda tekrar yeşillendirmeler yapılır ve turistik tesis yapılarına açılmaz bu güzellikler” dedim içimden.

    Menderes bey av bölgesine gelince profesyonel takımlarını hazırladı ve “önce sırtı çekerek Palamut” avlayabileceğimizi söyledi. Bize de çok güzel şekilde kullanımını profeyonel olarak anlattı.

    Epeyce rolanti hızda dolaştık ama balık yoktu. Birden tuttuğum olta hızla çekilince “Vurdu” dedim. Önce bekledik. Ardından tekrar olta kuvvetlice çekilince Menderes bey çekmemi söyledi ve çektim. Çok güzel bir duyguydu bu uzun yıllar sonrasında ve 25 santim uzunluğunda dolgun bir Uskumru çıktı, aldık tekneye.. En azından balık tutmuşdum.. Tekrar dolaşmalarımız netice vermedi ve Menderes bey tuttuğumuz balığı yem yaparak Akya’ya döneceğiz dedi. Büyük bir bilgelikle balığı üç büyük iğne ile hazırlarken içimden “gitti tuttuğum balık. İnanmayacaklar tuttuğuma” dedim ve hemen balığın fotolarını çektim. Daha sonra oltayı bana vererek saldı denize yemli iğneleri ve çok daha düşük hızda seyretmeye başladı teknemiz. Bir şey yoktu ama ilerimizde su üzerinde oynamaya başlayan Palamutları gören Menderes bey
    – Bu iyiye işaret. Balık vardır ve bize çalışıyor bunlar” dedi. Sulu Ada bölgesine geldiğimizde
    – Burada yakalarız”” dedi. Kendinden emin bir şekilde. Ben denizde geçen 3 saatin nasılda hızla geçtiğini düşünürken birden oltam öyle kuvvetle çekildiki boş bulundum ve irkildim. Menderes bey baktı ve
    -Tam alamadı” dedi. Ama arkasından yine şiddetle oltam çekildi ve kırılacak gibi büküldü. İnanın beni sanki aşağıya çekiyordu kuvvetle..
    -Geldi.. Geldi.. Diye bağırdım heyecanla.. Menderes bey oltayı yokladı ve gülerek
    -Evet.. Dedim size.. Ağır ağır sarmaya başlayın” dediğinde esas mücadele o zaman başladı. Anlatamam inanın. Olaya şahit olmak, onu yaşamak lazım iyice anlamak için. Aman Allahım o ne kuvvetle asılış oltanın ucunda öyle taa derinlerde.. Ben ilk defa böyle büyük bir direnişle karşılaşıyordum.
    National Geography TV de balık avlarını izlerdim ama bunu yaşamak çok farklı idi. Gelmiyordu aşağılardan gerçektende.. Ben 2 metre çekiyordum ama o büyük bir güçle Kalamayı boşaltarak en az 5-6 metre dibe çekiyordu kendini. Ben tekrar asılıyordum ama kollarım nasıl zorlanıyordu anlatamam sizlere. Ne vardı oltanın ucunda da böyle kuvvet uyguluyordu teknolojiye direnerek karşılık veriyordu. Çok büyük saygı duyarak çekmeye çalışıyordum ama yorulmuşdum. Hemen yanımda avı merakla izleyen Yıldırım bey
    -Ben çekeyim biraz dedi ve heyecanla aldı oltayı. Nasıl zorlandığını kollarında çıkan damarlarından görebiliyordum. Yıldım bey Menderes beye
    -Yok abi.. Kayaya dolandı olta galiba, balık olsa böyle ağır olmaz ” dedi. Menderes bey tecrübeyle misina ipi kontrol etti ve 10 kilo kadar balık var ucunda” dedi ve tekneyi açığa götürerek kayalara dolanmasını önleyeceğini söyledi. Bekledik biraz açığa giderken balık da geliyordu. Sonra Yıldırım bey inandı ve çekerken zorlukla konuşuyor ve
    -Neymiş be bu.. Kaya gibi gelmiyor be” dedi.. Memnuniyet içinde de gülüştük bu arada. Sonra Menderes bey tecrübesini konuştuarak oltayı aldı ve tam bir profesyonellikle kullanarak balığı yüzeye getirmeye başladı. Ama esas olan, müşterinin çekmesi olduğu nazik düşüncesiyle oltayı tekrar bana verdi ve ağır ağır çekmeye başladığımda yaklaşık 10 metre aşağıdan temiz mavi sular içinden gelen balığı gördüm ve hem üzüldüm ama hem de bu mücadelenin galibi olmak isteği ile devam ettim. Balık görününce Menderes bey
    -çok da büyük değilmiş ama iyi balık” dedi. Tekneye yaklaştırdım balığı ve içimde hep
    ” ya kaçırırsak..ya kaçarsa” endişesi oluştu. Bunu paylaştığım Menderes bey büyük bir olgunlukla
    – Kaçabilir de.. Herşey kısmete bağlı. Ama biz elimizden geleni yapacağız ” dedi güven verdi.. Sonra eğildi iri balığı solungaçlarından yakaladı ve tekneye alınca çığlık attım sevinçle. Başarmışdık beraberce. Bana göre çok büyük ve ağır bir balıkdı. Adı gibiydi Ak bir balık. Ölçtük ve yaklaşık 85 santim boyundaydı.Teknede çektiğimiz resimler unutulmazdı. Yıldırım bey de habire
    -iyiki geldim. Hayatımda ilk defa böyle balık avına şahit oldum” diyordu. İnanın yorgunluklarımız bir anda bitiverdi ve haklı bir gurur duyar oldum. Menderes bey,
    – 30 kilo olanlarda var. Çok çektik biz” dedi. O anda o kadar ağırlığı tekneye alabilmek için ne denli maharetli, tecrübeli ve inançlı olmak gerektiğini düşündüm. Bu özelliklerin hepside Menderes beyde mevcuttu. Kesinlikle ava çıklacak iyi bir kaptan, tecrübeli avcı ve nazik insan..
    Kıyıda bizi gören turistlerin bir çoğu balıka birlikte resimler çektirdiler. Ama en önemlisi Olimpostaki pansiyonumuza dönünce merakla bekleyen tanıdıklarımız gözlerine inanamadılar ve balıkla resimler çektirdiler. Tebrikler, tebikler ..
    En güzel olanı ise tuttuğumuz balığın o gün akşam en az 10 kişi tarafından büyük bir keyifle yenmesi oldu. Biraz gaddarca gibi gelebilir ama masumane yalnızca bir tane tuttuğumuz balığın hakkını vermemizin de paylaşılarak yenmesi olduğuna inanıyorum.
    Bana büyük bir haz veren bu balık avının tekrarı ne zaman olur bilemiyorum ama sizlere tavsiyem şu.. Mutlaka Adarasana gidin ve Üstad avcı Menderes Yahşi beyi bulun…. Rastgele…. Tümay Kalaycıoğlu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir