UFACIK RAPALA ILE ORKINOS AVI YAPTILAR

Ufacık Rapala ile Orkinos Avı Yaptılar :

debug=

Balık avı turu, tur şekli; 7 cm yüzey rapalası ile yüzey oltası.

Balık avı, Palamut için yüzey rapalası ile, sırtı çekerek başladı. Hava, balık avı için çok müsaitti. Oltalarımızı denize bıraktıktan sonra ilk iş, sandviçlerimizi yeyip, çay içtik. Karnımız doyunca, balık avına odaklandık. Bugünkü av meramız, Pırasalı Adaydı. Pırasalı adaya kadar, birkaç Palamut avladık. Yolda, bir çok Palamut oynağı gördük. Bazı Palamut oynaklarının üzerinde olta çektikten sonra, Pırasalı Adaya doğru gidişimize devam ettik.

Pırasalı Adaya vardığımızda, orada da birkaç yerde Palamut oynağı gözüküyordu. Pırasalı Adanın boğaz kısmından geçerek, açık kısmına doğru yol aldım. Özellikle, açık kısmın burnu çok iyi balık yaptığından, burnu yalarcasına geçtim. Geçmiş günlerde, bu şekilde geçerken, 3 – 4 kg Sinarit, Lagos ve zaman zaman da 10 kg civarı Akyalar oltamıza atlamıştı.

Geçmiş bir avda; tam bu noktadan geçerken, arkadaşın oltasına bir Akya atlamıştı. Arkadaşın elinde pirinç gövdeli, çok güçlü bir çıkrık makine, 100 lbr çekeri olan kamış, makinede 0.90 misina sarılıydı. Dip rapalası ile dip sırtısı yapıyorduk. Akya, tam burunda dip rapalasına atlamış, atladığı gibi de dalmaya başlamıştı. Zannedersen 100 m derinliğe kadar inmişti. Oltanın kaloması o kadar hızlı boşalıyordu ki, görmeye değer. Arkadaş, kaloma hızla boşalmaya başlayınca, neye uğradığını şaşırmış, önce ayağa kalkmış sonra da, neden bilmem, koltuğun önünde yere oturmuş can hıraç oltayı sarmaya çalışıyor ama, boşuna. Akya, kalomayı o kadar hızlı boşaltıyor ki, engel olmak, yavaşlamak veya başka bir şey yapabilmek mümkün değildi. Bir ara “abi düğümü görmeye başladım” deyince, tam uzandım oltayı elinden alıp, müdahale etmeye hazırlanıyordum. Balık oltadan kurtuldu. İşte o anda, teknede hayat durdu. Her kes nefeslerini tutmuştu. Teknede, ada civarında ve Adrasan’da çıt çıkmıyordu. “Al bir kova kaynar suyu, adamın başından boşalt, banyo yapsın”… Lafın bittiği yer…

Dönelim bizim balık avı hikayemize. Pırasalı adanın açık kısmındaki buruna yakın geçerek, olta çekiyorduk. Bu sefer, adayı sıyırıp geçmemize rağmen, hareket olmadı. Biraz açıldıktan sonra, adaya açık alarak, boğaza doğru yöneldik. Boğaza girince, adaya doğru dönerken bir tekne bizimle ada arasından geçiyordu. O tekneye yol vermek, birazda oltaları dibe doğru indirmek için, iyice yavaşladım. Oltaların derinliği, 20m civarını bulmuştu. “Belki biraz daha derine gitmiş olabilir” diye, hafif yol vererek adanın önünden dönüp tekrar adanın burunu çekmek niyetindeydim. Hızı verir vermez, arkadaşın elindeki oltanın kaloması şiddetle boşalmaya başladı. Kalomanın boşalma şiddetine bakılacak olursa, bu büyük bir balıktı. Kalomanın bu kadar şiddetle akması arkadaşları ilk anda şoka soktu. Ne yapacaklarını bilemez haldeydiler. “Ne yapalım” diye soruyorlardı. Arkadaşlara “sakın kalomayı sıkmayın, bu büyük balık, rapalanın bağlı olduğu beden 0.30 misina var. Güçlü bir misina ama, sıkarsak bu balığa yetmez” dedim. Arkadaşlar, bu sözleri duyunca, birden irkilip kendilerine geldiler. Bende sabırlı davranmaları için telkinde bulunmaya başladım. “Bu balık büyük, takımdaki misina ince, sabırlı olup, balığı yormamız lazım. Bu balığı yormadan almak gibi, bir şansımız yok. Ne kadar uğraşmamız gerekiyorsa, o kadar uğraşmamız gerekiyor. Mücadele, iki saat bile sürebilir. Kendinizi bu duruma hazırlayın” dedim.

Arkadaşlar, Akya için yemlik balık yakalamaya çalışırken, böyle bir mücadele beklemedikleri için çok şaşırmışlardı. Balığın büyük olduğunu nereden bildiğimi soruyorlardı. “Kalomanın çekiliş hızından, şiddetinden ve devamlılığından. Hiç bir küçük balık, bu güçte bu oltaları, bu kadar şiddetle ve devamlı olarak çekemez. Sonuçta, yemlik balık bile olsa, kullandığımız oltalar büyük balık için uygun, çıkrık makineler. 30 – 40 kg balık bile olsa, bu oltalarla çekebiliriz. Yeter ki kalomalarımız, uygun ayarda olsun.

Balıkla ve kendimizle olan mücadelemiz, devam ediyordu. Balık asılıp kalomadan onlarca metre boşaltıyor biz on, on beş metre sarıyor, bazen tersi oluyor, mücadele devam ediyordu. En can sıkıcı nokta, rapalanın bağlı olduğu misinanın 0.30 olmasıydı. 0.50 veya 0.60 sufix misina olsa, işimiz çok daha kolay olurdu. Ama, bu sefer de, rapala’daki kanca ve halkalar, güçsüz kalırdı. Büyük balık avı yaparken bu tür dengeleri devamlı olarak düşünmek gerekiyor. Adeta kafamızda, takımın her noktasının analizini defalarca yaparız. Her türlü probleme hazırlıklı olup, tedbir almak gerekir. Nasıl tedbir alabiliriz. Kolay, kalomayı sıkmayız. Kalomanın sıkı olduğuna inanıyorsak, hemen kalomayı gevşetiriz. Kaloma kullanımını iyi öğrenmişseniz, en verimli yöntem aktif kalomadır.

Yazılı Orkinosla olan mücadelemiz bir saatten fazla sürmüştü. Balığı ancak çatlattıktan sonra, alabilmiştik. Daha önce almaya kalksaydık. Teknenin yakınındayken ufak bir kafa darbesi bile 0.30 misinayı koparmak için yeterli olacaktı. Neden teknenin yanındayken. Çünkü, mesafe kısaldıkça takımların üzerine uygulanacak baskıyı telöre edecek esneklik kalmıyor. Mesafe, uzunken takımın her noktası esneyerek gelen şoku azaltıyor. Kaloma da açık olduğundan, balığın darbeleri boşa çıkmış oluyor. Yeter ki, kaloma ayarı doğru olsun.

Ufacık Rapala ile Orkinos Avı Yaptılar

Ufacık Rapala ile Orkinos Avı Yaptılar

Kocaman Yazılı Orkinos teknenin içinde yatıyordu. Arkadaşlar şaşkın, inanmaz gözlerle Yazılı Orkinos’a bakıp, dokunmaya çekiniyorlardı. Anıl, elinden kamışı bile bırakmayı akıl edemiyordu. Haksız da değil. 0.30 misina ile böyle bir Yazılı Orkinos’u tekneye alabilmek. Bu balığı yakalamaktan daha zor. Elinizde, çok güçlü çıkrık makine var. Her şey çok sağlam. Ama, takım yemlik Palamut için hazırlandığından, bu balık için ince, rapala da küçük. Bu balıklar için biraz daha büyük, 11 – 24 cm arası rapalalar kullanıyoruz.

Ufacık Rapala ile Orkinos Avı Yaptılar



 

Bir önceki yazımız olan ADRASAN BUNGALOW başlıklı makalemizde Adrasan, Adrasan Bungalow ve Adrasan Otelleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Share and Enjoy:
  • Print
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter
  • Google Bookmarks

Menderes Yahşi hakkında

Menderes Yahşi: (Rehber ve dalış eğitmeni) 8 Mayıs 1962 senesinde İstanbul doğdu. İ.Ü. İktisat Fakültesini 1986 yılında bitirdi. 1989 - 1995 senelerinde bankacılık. 1995 - 2003 senesinde kurucularından olduğu Escortland Taksim'de bilgisayacılık yaptı. 2003 senesineden beri Antalya-Adrasan'da Deepfishing ve Adrasanbalik olarak, balık avı turları düzenliyor. Evli, bir çocuk babası.
Bu yazı BALIK AVI, BALIK AVI HİKAYELERİ, FOTOĞRAFLAR kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir