HAKKIMIZDA

Hakkımızda genel bilgi:

Menderes Yahşi: (Dalış Eğitmeni ve Rehber Dalıcı)

18 Mayıs 1962 senesinde, İstanbul doğdu. Çocukken, suya karsı büyük ilgisi vardı. Öğrenim hayatı, İstanbul’da geçti. İ.Ü. İktisat Fakültesini, 1986 yılında bitirdi. Askerliği takiben, Bankacılık sektöründe yedi yıl, dış ticaret üzerine çalıştı. 1995 Haziran ayında, ortağı olduğu Escortland Taksim’de işe başladı. 1997 senesinde, Pusula Dalış Klübünde, üç yıldız dalış eğitmeni, Rüştü Demirkol’dan bir yıldız dalış eğitimini alarak, Scuba (aletli dalış) hayatına başladı. Dalmaya olan merakı, onu her fırsatı degerlendirmeye yönlendirdi. 1998 de iki yıldız dalıcı, 1999’da da üç yıldız dalıcı eğitimlerini tamamladı. Başladığı işi bitirme arzusu onu eğitmen olmaya yönlendirdi. Altay Doyum’un açtığı eğitmen kurslarına katılarak, 2000 senesinde, bir yıldız eğitmen, 2001 yılında da, iki yıldız eğitmen oldu. 2002 senesinde, yine Altay Doyum’un düzenlediği Bronz cankurtarma eğitimine katıldı.

Ayrıca, 2002 yılında Rudi Castineyra ve Yasemin Dalkılıç’ın beraberce, Bodrum’da düzenlediği serbest dalış seminerine katılarak, FREE’nin Advance brovesini aldı. 2003 yılında, Rudi Castineyra ve Yasemin Dalkılıç’ın Bodrum’da yaptıkları, eğitim seminerine katılarak, serbest dalışta elde ettiği gelişmeleri, test imkanı buldu.

Şimdiye kadar, nerelerde dalış yaptı:

Marmara’da; Çaddebostan Balıkadamlar Klübü’nün düzenlediği dalış turlarında, Sivriada ve Yassıada da dalışlar yaptı.

Çanakkale’de; İbrice, Bolayır, Kömür Limanı, Despot ve Kabatepe’de Kuzeyeğe teknesiyle Saroz’un hemen her yerinde,

Gökçeada; Rüştü Demirkol hoca ile Uğurlu Plajında

Ayvalık’da; Körfez Diving Center Kemal Çalışkan hocayla, hemen her yerinde,

Bodrum’da; Askın Diving ile hemen her yerde,

Marmaris’te; Magic Life Tatil Köyünün dalış okulu teknesiyle Marmarisin bazı bölgelerinde,

Fetiye’de; Altay Doyum hocanın düzenlediği turda, bir çok yerde,

Kaş’da; Blue Horizin Scuba Team ile ve Kuzeyeğe’nin düzenlediği turda, hemen her yerde,

Kemer’de geçirdiği yaz tatillerinde, tatil köyünlerinin bir çoğunda, dalış yaptı.

Asistanlık deneyimleri; Rüştü Demirkol hocanın, Kızıltoprak Dalış Okulunun, Caddebostan Balıkadamlar Klübünün, Körfez Diving Center, Altay Doyum hocanın, Uğur Ergen hocanın, Blue Horizon Scuba Team ve Kuzey Eğe Dalış Okulunun düzenlediği dalış turlarında asistanlık ve grup liderliği yaptı.

Nerede yaşıyor: 

15 Mayıs 2003 tarihinden beri Adrasan’da yaşıyor. 23 Nisan 2004 senesinden beri de, Deep Fishing adı altında amatör balıkçılık kapsamında, balık avı turları düzenliyor. Balık avı turlarından, zaman kaldıkça tüplü dalış ve serbest dalış eğitimleri veriyor.

Medeni Durumu: 

Evli, bir çocuk babası.


 

 

Share and Enjoy:
  • Print
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter
  • Google Bookmarks

HAKKIMIZDA için 4 cevap

  1. IRFAN UNVER der ki:

    Yaptığınız bu aktiviteyi daha geliştirmeyi düşünüyor musunuz? Örnegin, başka ülkelerdeki benzeri işi yapanlarla bir araya gelip bir organize yapmak, tekne sayısını ve dolayısı ile kadroyu artırmak gibi.. Bunu belki , trekking, snorkelling gibi aktivitelerle de zenginleştirebilir misiniz..?

    • Menderes Yahşi der ki:

      Bizim hedef aktivitemiz, büyük balık avı. Balık avı formatından ayrılmadan, büyüme fikri akla uygun. Ama, tekne büyürken balık avından, günlük tekne turu veya mavi tur organizasyonuna dönüşmek gibi, bir isteğimiz yok. Bu yüzden çok sorulduğu gibi, tekneyi büyütüp, tekneye çok sayına kişi alıp balık avına gitme fikri, Türkiye’nin bugünkü balık stokları göz önüne alındığında, pek akılcı değil.

      Tekneye pek çok insanı, balık avı yapmak için alıp, büyük balık avı yaptıramazsanız, o tur günlük tekne turuna dönüşmeye mahkum kalır. Bu tür büyük tekne organizasyonlarında, balık yoğunluğunun çok fazla olması gerekir. Oysa, geldiğimiz şu zaman diliminde, bu tür büyük tekne organizasyonlarında, insanları ancak, ufak balık avlarıyla oyalamak mümkündür. Bu işi yapan pek çok kişi ve kuruluş zaten var. Bizim niyetimiz bunlardan biri veya bunlar içinde en iyi olmak değildir. Başta da belirttiğim gibi, bizim hedefimiz büyük balık avı yaparak özel olmaktır.

      Uzun yıllardır Türkiye denizlerinde, sadece büyük balık avı yapmak konusunda, bizim dışımızda hizmet veren başka kişi ve kuruluş yoktur. Zaman zaman bazı arkadaşlar büyük balık avının cazibesine kapılarak bu işe soyundular ama, bu işin zorluklarını, masrafını ve pazarlama güçlüklerini görünce sezonu bitiremeden, her şeyi satıp bu işten ayrıldılar. Şu an bizim uygulamakta olduğumuz fiyatlarla bu işi sürdüre bilmek ve bu işte devamlı olabilmek pek mümkün değildir. Daha iyi tekne, daha çok balık avı fikri, bir ütopyadır.

      Türkiye şartlarında, büyük balık avı turu düzenlemek ancak, bizim şu an, hali hazırda yaptığımız şekilde mümkündür denebilir. Daha büyük organizasyon, daha fazla ücret artışı anlamına gelmektedir. Bu da, balık avına gelmek isteyen kitlenin küçülmesi anlamına gelmektedir. Ama, şu da bir gerçektir ki, bizim fiyatlarımızla bu iş, çok da sürdürüle bilir değildir. Bu işin biraz olsun rahat bir ortamda yapılabilir olması için, fiyatların 500 -600 TL civarına çekilmesi gerekir. Günlük balık avı turunda, dünya fiyatları $.1000.- üstüdür.

  2. Derya der ki:

    Merhabalar,
    Tüplü dalış konusunda bana ilk öğretilenlerden biri, deniz canlılarına, balıklara, ekosisteme zarar vermeden, onları su yüzüne çıkarmadan, avlamadan bu sporu gerçekleştirmek gerektiği idi. Bizim dibe yakın palet çırpışımızın dahi, onlar için olumsuz bir etki yarattığını, kimisine zarar verdiğimizi, kimisini korkuttuğumuzu biliyoruz.
    Siz bir dalış eğitmeni olarak bu web sitesinde özenle reklamını yaptığınız Büyük Balık Avı etkinliğiniz dahilindeki avlanmanın sırf zevk için yapıldığını anlıyorum.
    Bu gerçekten üzücü… Keşke av tutkunuzdan arınmış, bunu bir iş haline getirmemiş ve doğayı kendi haline bırakmış olsaydınız.

    • Menderes Yahşi der ki:

      Bizimde eğitim verdiğimizi insanlara öğrettiğimiz gibi hocalarınız size çok doğru şeyler öğretmiş. Ama bunu öğrenirken insanların ne kadar doğaya müdahil olmak zorunda olduğunu da fark etmeniz gerekirdi. Doğal yaşamaya çalışan bir insanın doğayı kendi haline bırakması nasıl mümkündür. Yaradan doğayı ve bütün diğer mahlukatı insan hizmet etmesi ve onun hayatını kolaylaştırması için yaratmıştır. İnsanın hayatını kolaylaştırırken, karnını doyururken vb sebeplerle her gün her an doğaya müdahil olur. Doğaya müdahil olunmayan hiç bir an yoktur. Bunun aksi doğal akışa aykırıdır. Burada kastetmek istediğiniz doğaya gereğinden fazla müdahil olmak veya zarar vermek kastı olabilir. Eğer doğru anladıysam, size tavsiyem hazırladığımız siteyi yeniden daha dikkatlice incelemenizdir. Çünkü, Türkiye’de bu işin öncüsü olarak, işimizi 11 senedir sürdürüyoruz. Amacımız, hocalarınızın size öğrettiği gibi, denizi ve orada yaşayan canlıları korumak. Av yapıyor olmamız sizi yanıltan husus olmalı. Balık yemenin yolu av yapmaktan geçer. Balığı yiyeceğiniz kadar avlar ve geri kalana dokunmazsanız, denizde av yapan kişi olarak yapabileceğiniz en doğru şeyi yapmış olursunuz. Denizde bundan daha doğru yapılabilecek başka bir şey yoktur.

      Bizim balık avlarında amatör balık avcıları arasında oluşturmaya çalıştığımız kanaat, balığımızın çoğalması için ufak balık avından vazgeçilip büyük balık avına yönelerek denizden alınacak birim balık miktarını azaltarak balığın hızla çoğalmasını sağlamaktır. Büyük balık avı zor, zahmetli, çok masraflı ve üst düzey bilgi birikimi gerektiği için insanların geneli kolay olan ufak balık avını tercih eder. Bu durum balığın büyümesine izin vermeyerek balığın azalmasına sebep olur. Balık azaldıkça insanlar daha fazla kıyılara yaklaşarak ava daha ufak balıkla devam etmek istediğinde de balıklar meralarını terk ederek göçe başlar. Zannediyorum sizin itirazınız bu noktada başlıyor. Sizin istediğiniz balığın azalmaması ve balık meralarında kocaman balıkları görmek olmalı. Bunu sağlamanın yegane yolu avcılığın sadece büyük balık avı düzeyinde yapılması. Büyük balık avına yönelen insanlarda kısa sürede ihtiyaç fazlası balığı almama psikolojisi gelişir. Bu aşamaya gelen insanlar ihtiyaçları olan balığı avladıktan sonra ava devam etseler bile, sonraki avladıkları balıkları geri bırakmaya başlayarak, avcılık konusunda daha üst boyuta geçerek, tam da sizin bizden talep etmeye çalıştığınız doğa adamı olma vasfına kavuşurlar. Üstelik doğayı olması gibi kullanarak.

      Avladığımız balıkları yeriz, içeriz ama asla israf etmeyiz. Bu bizim temel prensibim budur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir