BUYUK BALIK AVI HASRETINI DINDIREN AKYA AVI

Büyük Balık Avı Hasretini Dindiren Akya Avı :

AKYA AVI VİDEOSU –

Hayallerini Akya avı süsleyen bir ailenin balık avı turunda yaşadıkları heyecanların, hayal kırıklıklarının ve umutların getirdiği yerdir Adrasan. Adrasan, trofe balık avı hayali kuran her insanın sonunda uğraması ve şansını denemesi gereken yerdir. Bu anlamda pek çok insan Adrasan’a müdavim olmakla hayallerini eninde sonunda gerçekleştirmektedir. Adrasan’ın bereketli suları pek çok insanın hayalini kurduğu trofe avı yapmasına ve daha üst hedeflere yönelmesine vesile olmaktadır. Kimileri balık avı turlarımızda öğrendikleri yöntemler, av şekilleri ve yaklaşım tarzları ile kendi yollarını çizip daha sonra Adrasan’a kendi tekneleriyle gelmeye başlamaktadır. Bu durum Adrasan’ın ne kadar umut vaat edici ve tatminkar bir mera olduğunun göstergesidir.

Bugünkü turdaki en büyük istek Akya avı yapabilmekti. Akya avında kullanacağımız yemlik Palamut için önce Adrasan Koyunda dolaştık. Koyda yemlik Palamut avı yapamayınca, Sulu Adanın yolunu tuttuk. Yol boyunca oltalarımıza çeşitli yerlerde yemlik Palamutlar ve 3 Kg üstü Yazılı Orkinoslar geldi. Sulu Adaya vardığımızda Sert bir poyraz estiği için adanın güney tarafında rüzgardan korunarak balık avına devam ettik. Öğle saatlerine doğru poyrazın etkisi azalmaya başlamasıyla, önce adanın açık deniz tarafında Akya avı için dolaştık. Orada hareket olmayınca adanın güney tarafını çekerek boğaz kısmına yöneldik.

Akya avı yaparken Sulu Adanın güney kısmını pek çekmeyiz. Ancak hava şartları bizi bu kısımda kalmaya zorlarsa bu bölümde Akya avı için olta çekeriz. Bu sebeple güney kısmının büyük bölümünü hızlı bir şekilde geçip daha önce Akya avı yaptığımız bölüme geldiğimizde dibe yakın bir şekilde olta çekerken kaloma şiddetle boşalmaya başladı. Art arda o kadar sıkı kalomayı boşaltabilecek sadece büyük bir Akya olacağından, hemen tekneyi açık denize almaya başladım. Rölanti hızında taşlardan uzaklaşarak 80 – 100 m derinliğin olduğu bölüme kadar açıldık. 15 dakika kadar Akya’yı peşimizden sürüklediğimizden balık oldukça yorulmuştu. Tekneyi durdurduğumuzda 10 – 15 dakikalık mücadele sonrasında Akya teknenin altında dönerek teknenin yanına geldi. Hemen uzanıp Akya’yı tekneye aldık. Tam o anda teknede büyük bir sevinç yaşanıyordu. Yıllardır balık avlarında büyük mücadeleler verilerek aranan trofe Akya teknedeydi. Uzun süredir uğraş verilen bir amaç yerine getirilmişti. Bundan daha güzel mutluluk olabilir miydi? İşte balık avı buydu…

Büyük Balık Avı Hasretini Dindiren Akya Avı

 

Bir önceki yazımız olan ADRASANDA YAPTIKLARI BUYUK BALIK AVIYLA UMUTLARI BUYUDU başlıklı makalemizde Adrasan, Adrasan Balık Avı ve Adrasanda Yaptıkları Büyük Balık Avıyla Umutları Büyüdü hakkında bilgiler verilmektedir.

Share and Enjoy:
  • Print
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter
  • Google Bookmarks

Menderes Yahşi hakkında

Menderes Yahşi: (Rehber ve dalış eğitmeni) 8 Mayıs 1962 senesinde İstanbul doğdu. İ.Ü. İktisat Fakültesini 1986 yılında bitirdi. 1989 - 1995 senelerinde bankacılık. 1995 - 2003 senesinde kurucularından olduğu Escortland Taksim'de bilgisayacılık yaptı. 2003 senesineden beri Antalya-Adrasan'da Deepfishing ve Adrasanbalik olarak, balık avı turları düzenliyor. Evli, bir çocuk babası.
Bu yazı BALIK AVI, BALIK AVI HİKAYELERİ, BALIK AVI VİDEOLARI, FOTOĞRAFLAR kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

BUYUK BALIK AVI HASRETINI DINDIREN AKYA AVI için 4 cevap

  1. Burak şener der ki:

    Menderes abiye bize rehberlik ettiği,güzel bir gün geçirmemizi sağladığı ve bu güzel trofeyi yakalamamıza yardımcı olduğu sonsuz teşekkür ederiz. Burak-Hakan

  2. Burak Şener der ki:

    Bir Balık Avı Macerası

    Bir AKYA yakalama sevdası bu aslında ve bu sevda uzuuuun zaman önce başlamıştı. Doğayla baş başa olmanın verdiği duygu, denizin huzuru, temiz ve bol oksijenli havanın verdiği hafif sarhoşluk hissi ve en önemlisi günlük yaşamın rutininden kurtulup ufak çaplı bir macera yaşama hevesi.

    Yıllardır denemediğimiz yol kalmamıştı. Her türlü yemle ve yurt dışından getirdiğimiz son teknoloji ürünü makaralar, rapalalar, misinalar, olta kamışları vs, vs. Kendi teknemizle defalarca Adrasan’a gitmiş, ama hep elimiz boş dönmüştük. Sonunda bu işi yapacaksak bir profesyonelin, bir bilenin desteğini almaya karar verip Menderes abi ile 21 Ağustos 2013 günü için randevulaştık.
    Adrasana sabah saat 6:00 civarı henüz güneş doğmamışken vardık ve koyun sol tarafında Menderes abinin teknesinin olduğu yerde Menderes abi ile buluştuk. Eşyalarımızı tekneye koymadan evvel güneşin muhteşem doğuşunu izledik ve tekneye yerleştik. Kısa bir teknik bilgiden sonra – oltaların tutuş şekli, kaloma ayarı, rapalaların suya salınması, toplanması gibi – Menderes abinin hazırladığı oltalarımızla yemlik palamut avına başladık. Adrasan koyundan Suluada’ya doğru uzandık ve Sulu Ada civarında ilk Palamutumuzu aldık. Av takımlarımızı suya bırakmaya başladığımız anda ilk balığı takip eden sürüden bir başka Palamut teknenin 2-3 metre gerisinde rapalaya atladı. Bunlar tam yemlik boyutlardaydı ve yem sayımızı arttırmak için Sulu Ada civarında rapalaya devam ediyorduk ki benim oltama kuvvetli bir vuruş oldu. 15 dakika uğraştıktan sonra 3,5 – 4 Kg bir yazılı orkinos artık teknede ve ellerimizdeydi. Takriben 15-20 dakika içinde bir yemlik palamut daha alınca “artık akya zamanıdır” dedik ve Menderes abinin hazırladığı Akya oltamızı denize bırakarak ağır ağır çekmeye başladık. Teknenin hızı çok önemliydi ve Menderes abinin kaptanlığında ava devam ediyorduk. Suluada civarında 5-6 turdan sonra tamda öğle sıcağı bastırırken beklenen an geldi ve oltamız kayaya takılmış gibi boşalmaya başladı. Sanki bir lokomotif çeker gibi korkunç bir kuvvetle olta gerilmeye ve kaloma boşalmaya başladı. İki kişi oltayı zor zaptettik. Menderes abi tekneyi kayalıklardan uzaklaştırıp derin suya aldıktan sonra balıkla mücadelemiz başladı. 3 kişi sırayla balığı yorarak -ki bu arada bizde yorulduk- yarım saatlik bir uğraşı sonucu balığın parıltılarını görmeye başladık. Akyayı teknenin yanına zorla da olsa yanaştırdığımızda kaptanımız balığı solungaçlarından tutup bir hamlede tekneye aldı. İşte o an, hayatımızın balığını tuttuğumuzu anladım. 28kg ve 145cm boyunda çok ama çok güzel bir Akyaydı. Biz coşkuyla birbirimizi kutlarken kaptanımız yakın koylardan birine hem dinlenmek hem de bu güzel balıkla birlikte fotoğraflarımızı çekmek için çoktan dümen kırmıştı bile. Koyda fotoğraflar çekilip, dinlenip, hafif bir şeyler atıştırdıktan sonra doğanın bize vermiş olduğunun yeterli olduğu kanaatiyle Adrasan koyuna dönüşe geçtik. Yolda oltamıza atlayan bir başka palamutu büyüyüp gelmesi için denize geri bıraktık. Sahile geldiğimizde meraklı bir kalabalık balıkla resimler çektirmek için etrafımızı sardı. Sonrasında yorgun ama mağrur bir şekilde güzel bir günü sonlandırmanın hüznüyle başka avlarda buluşuruz diyerek Menderes abiyle vedalaşıp balığımızla beraber Antalya yoluna düştük. Menderes abiye bize rehberlik ettiği, güzel bir gün geçirmemizi sağladığı ve bu güzel trofeyi yakalamamıza yardımcı olduğu için sonsuz teşekkür ederiz. Burak-Hakan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir